Klasik Sade Açma: Kahvaltının Yalın Güzeli
Klasik sade açma, açmaların en yalın ama en çok tüketilen hali. İçinde ne peynir ne çikolata var; sadece o hafif tatlımsı, yumuşacık hamur ve üstünde susam. Ama işte bu sadelik, açmanın gerçek karakterini görmenizi sağlar. Katık koymadan yenilebildiği gibi, ikiye açıp içine peynir, reçel ya da bal sürerek de tüketilir. Kahvaltının en esnek, en pratik ekmeğidir sade açma.
Sadelik neden zordur?
İçine bir sürü malzeme koyunca eksikler gizlenir ama sade açmada saklanacak yer yoktur; hamurun kendisi ne kadar iyiyse açma o kadar lezzetlidir. Bu yüzden sade açmayı iyi yapabilmek, aslında açma ustalığının bir göstergesidir. Yumuşaklık, tel tel açılma ve o hafif tatlımsı tat, hepsi ortadadır.

Hafif tatlı denge
Sade açmanın karakteristik özelliği, o çok hafif tatlımsı tadıdır. Hamura eklenen az miktarda şeker hem bu tadı verir hem mayayı besler. Ama bu bir tatlı değildir; şeker dengesi iyi ayarlanmalı, tatlı ile tuzlu arasında o ince çizgide durmalı. İşte sade açmanın inceliği burada.
Susamlı üst
Sade açmanın olmazsa olmazı, üstündeki susam. Yumurta sürülüp susama bulanan açma, fırında hem parlak bir renk alır hem de susamın kavrulmasıyla nefis bir koku ve çıtırlık kazanır. Bazıları susam yerine çörek otu ya da ikisini birlikte kullanır.
Dikkat edilecek noktalar
Hamurun kıvamını iyi tutturun, sade açmada her kusur belli olur. Şekeri dengeli koyun, ne tatlı ne tatsız olsun. Hamuru iyice mayalandırın, sadeliğin içindeki yumuşaklık buna bağlı. Üstüne yumurta sürüp bol susama bulayın. İkinci mayalanmayı ihmal etmeyin. Fazla pişirmeyin, sade açma kuruyunca lezzetini tamamen kaybeder.

Nasıl yapılır
Servis
Sade açma kahvaltının en esnek üyesidir. İkiye açıp peynir, bal, reçel ya da tereyağı sürebilir; yanında çayla sade sade de yiyebilirsiniz. Sıcakken en lezzetlisidir.
Benzer Tarifler
Aşağıdaki tarifleri de beğenebilirsiniz: