Uplistsikhe (Gürcistan): Kayaya Oyulmuş Binlerce Yıllık Antik Kent

Gürcistan, kayaya oyulmuş yerleşimler açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri; serimizde daha önce Vardzia’yı tanıtmıştık. Bu yazının konusu ise ülkenin en eski kaya kentlerinden biri: Uplistsikhe. Bir nehrin kenarındaki büyük bir kaya kütlesine oyulmuş bu antik kent, binlerce yıl boyunca yaşanmış; içinde salonları, tünelleri, tapınakları ve hatta yerine göre bir eczane ya da şarap deposu olduğu düşünülen mekanlarıyla, tam anlamıyla kayaya kazılmış bir şehirdir. Bu yazıda, bu çok eski kaya kentini toprak altı ev meraklıları için tanıtıyoruz.

Uplistsikhe’nin adı, kabaca “Efendinin kalesi” gibi bir anlam taşır ve bu isim boşuna değildir: kent, hem bir yerleşim hem de bir sığınak olarak, kayanın koruyuculuğundan sonuna kadar yararlanacak şekilde tasarlanmıştır. Bugün büyük ölçüde gezilebilen bu kent, insanların kayayı ne kadar geniş ve çok amaçlı bir yaşam alanına dönüştürebildiğinin çarpıcı bir örneği.

İçindekiler

Uplistsikhe kayaya oyulmus antik kent
Uplistsikhe kaya kenti — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Uplistsikhe: kayaya oyulmuş antik kent

Uplistsikhe, bir nehir kıyısındaki büyük bir kaya yükseltisine, çeşitli boyutlarda oda ve salonların oyulmasıyla oluşmuş bir kenttir. Basit tek odalı evlerden geniş, sütunlu salonlara kadar farklı ölçekte mekanlar bir arada bulunur. Bu mekanlar merdivenler, geçitler ve tünellerle birbirine bağlanır; böylece kent, kayanın içinde iç içe geçmiş bir yapı ağı halinde uzanır.

Serimizde tanıttığımız Vardzia gibi Uplistsikhe de tek bir kaya evi değil, kayaya oyulmuş bütün bir yerleşimdir. Ama Uplistsikhe daha eski ve daha çeşitlidir; içinde hem sıradan yaşam alanları hem de kentin ortak işlevlerini gören büyük mekanlar bulunur. Kent, bir zamanlar önemli bir merkez olmuş, yüzyıllar boyunca canlılığını korumuştur. Bugün gezildiğinde, kayanın içine oyulmuş bu farklı boyuttaki mekanlar, geçmişte burada nasıl bir hayatın sürdüğünü hayal etmeyi kolaylaştırır.

Yumuşak kaya kütlesine oymak

Uplistsikhe’nin kurulabilmesinin temel sebebi, yine uygun jeolojidir. Kent, oymak için nispeten yumuşak ama oyulduktan sonra sağlam kalan bir kaya kütlesine kazılmıştır. Serimizde Kapadokya, Guadix ve Vardzia için anlattığımız o ideal koşul burada da geçerli: kolay işlenen ama kendini taşıyan kaya.

İnsanlar bu kayayı el aletleriyle oyarak odaları, salonları ve geçitleri açmışlar. Kayanın kendisi hem her mekanın duvarı ve tavanı, hem de tüm kenti bir arada tutan doğal iskelet olmuştur. Bazı büyük salonların tavanları, kayaya oyularak taklit edilmiş kirişler ve süslemelerle bezenmiş; yani mekanlar sadece işlevsel değil, aynı zamanda özenle biçimlendirilmiştir. Bu, kaya oymacılığının Uplistsikhe’de ne kadar ileri bir düzeye ulaştığını gösterir. Yeni bir mekana ihtiyaç duyulduğunda ise çözüm, serimizdeki diğer örneklerde olduğu gibi, kayanın içine biraz daha oymaktı.

Uplistsikhe kaya mekanlari
Uplistsikhe kaya mekanlari — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Salonlar, tüneller ve mekanlar

Uplistsikhe’yi gerçek bir kent yapan şey, mekanlarının çeşitliliğiydi. Kentte yaşam alanlarının yanı sıra, büyük toplantı ve tören salonları, ibadet mekanları, depolar ve şaraphaneler bulunuyordu. Bazı odaların zeminine oyulmuş büyük çukurlar, şarap yapımı ve saklanması için kullanılmıştı; bu da bölgenin köklü şarap kültürüyle uyumludur.

Kentin bir başka önemli özelliği, tünelleriydi. Kayaya oyulmuş gizli geçitler, kentin savunulmasına ve gerektiğinde nehre inip su temin edilmesine yarıyordu. Serimizin su temini ve yangın güvenliği yazılarında değindiğimiz “güvenli su erişimi ve kaçış yolları” fikri, Uplistsikhe’de kayaya oyulmuş tünellerle çözülmüştü. Böylece kent, hem günlük yaşamı sürdürecek hem de tehlike anında kendini savunacak şekilde tasarlanmıştı. Kayanın içindeki bu iç dolaşım ağı, kenti tek bir bütün olarak çalışan, korunaklı bir organizmaya dönüştürüyordu.

Uplistsikhe salon ve gecitler
Uplistsikhe salon ve gecitler — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Neden kayanın içine kuruldu

Uplistsikhe’nin kayaya oyulmasının başlıca sebebi, tıpkı Vardzia’da olduğu gibi, güvenlikti. Nehir kenarındaki yüksek kaya kütlesi, hem doğal bir savunma noktası hem de saldırılara karşı korunaklı bir sığınak sunuyordu. Kayaya oyulmuş bir kent, dışarıdan görünse bile ele geçirilmesi çok zor bir yapıydı; girişleri savunulabilir, tünelleriyle içeriden hareket edilebilir bir kaleydi.

Konum da stratejikti: kent, önemli ticaret yollarının yakınındaydı; bu da onu hem ekonomik hem de askeri açıdan değerli kılıyordu. Kayanın koruyuculuğu, kenti hem düşmana hem de doğa koşullarına karşı güvence altına alıyordu. Serimizin baştan beri vurguladığı gibi, toprağın ve kayanın altı, tarih boyunca insan için en güvenli sığınaklardan biri olmuştur. Uplistsikhe, bu fikrin binlerce yıl önce koca bir kente dönüştürülmüş halidir; hem yaşamak hem de korunmak için kayaya sığınmanın çarpıcı bir örneği.

Uplistsikhe kayaya oyulmus odalar
Uplistsikhe oyma odalar — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Kayanın koruması ve dengesi

Güvenliğin yanında, kayanın içindeki mekanların bir başka avantajı da iç ortamın dengesiydi. Serinin ısı yazısında anlattığımız gibi, kalın kaya kütlesi dış sıcaklık dalgalanmalarını yumuşatır; içerisi yazın serin, kışın dışarıya göre ılık kalır. Uplistsikhe’nin oyma mekanları, bu doğal denge sayesinde her mevsim yaşanabilir bir ortam sunuyordu.

Bu denge, özellikle depolama için de büyük bir avantajdı: kayanın içindeki serin ve sabit sıcaklıktaki mekanlar, şarap ve gıdayı uzun süre saklamak için idealdi. Serimizin ısı ve su temini yazılarında anlattığımız ilkeler, burada hem yaşam hem depolama için kullanılıyordu. Kaya aynı zamanda sesi ve rüzgarı da keser; içerisi sessiz ve korunaklıdır. Uplistsikhe, güvenlik, iç denge ve depolama avantajlarını tek bir dev yapıda birleştirerek, kaya kentlerinin neden bu kadar uzun süre tercih edildiğini açıkça gösterir.

Uplistsikhe antik kaya kenti
Uplistsikhe kaya kenti — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Kentten görüntüler

Uplistsikhe’yi yazıyla anlatmak bir yana, bu kaya kentin mekanlarını ve ölçeğini görmek çok daha etkileyici. Aşağıdaki iki video doğrudan Uplistsikhe’den: bu antik kaya kentin salonlarını, geçitlerini ve genel manzarasını gezerek göreceksiniz. Anlatım İngilizce ama kentin kayaya nasıl oyulduğu görüntüden net anlaşılıyor.

Uplistsikhe kaya kenti (Gurcistan)
Uplistsikhe – Gurcistan’in antik kaya kenti
Uplistsikhe genel gorunum
Uplistsikhe genel gorunum — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Yer altı evi açısından değerlendirme

Uplistsikhe, serimizde tanıttığımız kaya kentlerinin en eski örneklerinden biri ve Vardzia ile birlikte Gürcistan’ın bu alandaki zenginliğini gösterir. Coober Pedy’den Kapadokya’ya kadar gördüğümüz bütün ilkeleri (kayaya oyma, ısı dengesi, iç dolaşım, güvenli su erişimi) bir kent ölçeğinde ve derin bir tarihle bir araya getirir. Özellikle tünelleri ve çok işlevli mekanlarıyla, kayaya oyulmuş bir yerleşimin ne kadar gelişmiş olabileceğini kanıtlar.

Uplistsikhe’nin en önemli dersi, kayaya oyulmuş bir yerleşimin sadece barınmak için değil, bir kentin bütün işlevlerini (yaşam, ibadet, depolama, savunma) karşılamak için tasarlanabileceğidir. Bugün kimse burada yaşamıyor; kent tarihi bir alan olarak korunuyor. Ama toprak altı ev meraklıları için değeri büyük: kayanın içine, çok amaçlı ve korunaklı bütün bir kentin kurulabileceğini gösteriyor. Kendi toprak altı evini hayal edenler için Uplistsikhe, “kayaya oyulmuş bir yerleşim tarih boyunca ne kadar ileri gidebildi?” sorusuna verilmiş, binlerce yıllık ve etkileyici bir cevap.

Bu yazıdaki bilgiler, Uplistsikhe hakkındaki kamuya açık kaynaklar temel alınarak, kendi anlatımımızla derlenmiştir. Ayrıntı için: Wikipedia — Uplistsikhe. Görseller: Wikimedia Commons (açık lisanslı; lisans ve fotoğrafçı bilgileri görsel açıklamalarında belirtilmiştir).

yapmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir