Bandiagara / Dogon (Mali): Dev Kaya Duvarının Eteğine Kurulmuş Köyler

Afrika’da, kayaya yaslanarak yaşamanın en etkileyici örneklerinden biri, Mali’nin Bandiagara Yarçıkması boyunca uzanan Dogon köyleridir. Yüzlerce metre yükseklikteki dev bir kaya duvarının eteklerine ve yer yer içindeki oyuklara kurulmuş bu köyler, hem çamurdan yapılmış evleri hem de kayaya sığınmış tahıl ambarlarıyla, dünyada eşi az bulunan bir yerleşim biçimidir. Bu yazıda, bu benzersiz yarçıkması yerleşimini toprak altı ev meraklıları için tanıtıyoruz.

Dogon halkı, yüzyıllardır bu sarp kaya duvarının koruması altında yaşıyor. Onlardan önce ise, kayanın yüksek oyuklarına yerleşmiş Tellem adı verilen daha eski bir topluluk vardı. Böylece Bandiagara, hem yaşayan bir kültürün hem de çok daha eski kaya yerleşimlerinin izlerini bir arada taşıyan, katmanlı bir tarih sunar.

İçindekiler

Bandiagara Dogon koyu ve kaya duvari
Dogon Country, Bandiagara — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA

Bandiagara ve Dogon köyleri

Bandiagara Yarçıkması, kilometrelerce uzanan, yüksek ve dik bir kaya duvarıdır. Dogon köyleri bu duvarın eteğine, yamacına ve kimi yerlerde içindeki oyuklara kurulmuştur. Evler, kaya ile arazi arasındaki korunaklı bölgede, birbirine bitişik ve çoğunlukla yerel çamur ve taştan yapılmıştır. Sonuçta ortaya, dev kaya duvarına yaslanmış, adeta ondan büyüyormuş gibi görünen köyler çıkar.

Bu yerleşim, serimizde tanıttığımız Setenil ve Mesa Verde ile aynı temel fikri paylaşır: dev bir kayanın koruyuculuğundan yararlanmak. Ama Dogon köyleri, kayayı oymaktan çok, onun eteğine ve gölgesine yerleşmeye dayanır. Kaya duvarı, köyün arkasını ve üstünü koruyan doğal bir sırt görevi görür; evler ise bu sırta yaslanarak hem korunur hem de araziyle bütünleşir.

Kaya duvarının eteğine yerleşmek

Dogon köylerinin en belirgin özelliği, kaya duvarıyla kurdukları ilişkidir. Evler, düz bir ovaya değil, kayanın hemen dibine, onun sağladığı korunaklı ve gölgeli alana kurulur. Kaya, arkadan gelebilecek tehlikelere ve sert güneşe karşı doğal bir kalkandır; köy, bu kalkanın önünde güvenle uzanır.

Evler yerel malzemeyle, çoğunlukla çamur (kerpiç) ve taşla yapılır; düz damlı, birbirine bitişik yapılar dar sokaklar ve avlular oluşturur. Kimi yerlerde ise kaya duvarındaki doğal oyuklar doğrudan kullanılır; özellikle daha yüksekteki oyuklar, hem depolama hem de sığınma için değerlendirilir. Serimizin baştan beri anlattığı “kayanın korumasından yararlanma” ilkesi, Dogon köylerinde çamur mimarisiyle ve topluluk hayatıyla birleşerek kendine özgü bir biçim alır.

Bandiagara yarcikmasi eteginde Dogon yerlesimi
Dogon yerlesimi, Bandiagara — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Kayaya sığınmış tahıl ambarları

Dogon köylerinin en dikkat çekici ve en tanınır yapıları, tahıl ambarlarıdır. Sivri, konik çatılı bu küçük yapılar, köyün en değerli varlığı olan tahılı saklamak için kullanılır. Birçoğu, kaya duvarının hemen dibine ya da içindeki oyuklara yerleştirilmiştir; çünkü kayanın serin ve kuru koruması, tahılı bozulmadan saklamak için idealdir.

Bu, serimizin ısı ve su temini yazılarında anlattığımız ilkelerle örtüşür: kayanın serin ve dengeli iç ortamı, hem yaşam hem de saklama için avantaj sağlar. Tahılı kayanın korumasına almak, hem sıcaktan hem de nemden korumanın akıllı bir yoludur. Daha yüksekteki, ulaşılması zor oyuklara yapılan ambarlar ise ayrıca güvenlik sağlıyordu; değerli tahıl, hem doğaya hem de olası tehlikelere karşı kayanın yükseklerinde korunuyordu. Bu ambarlar, Dogon köylerinin hem işlevsel hem de görsel açıdan en özgün öğelerinden biridir.

Dogon koyu ve tahil ambarlari
Dogon koyu — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA

Neden kayaya yaslanıldı

Dogon halkının bu sarp kaya duvarına yerleşmesinin birkaç sebebi vardır. Bunların başında güvenlik gelir: yüksek ve ulaşılması zor bir kaya duvarının eteği, dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı doğal bir korunma sağlıyordu. Yükseklerdeki oyuklar ve dar geçitler, köyü savunulabilir kılıyordu. Serimizin yangın güvenliği ve yapısal sistem yazılarında değindiğimiz “korunaklı ve savunulabilir konum” fikri, burada coğrafyanın kendisiyle sağlanmıştı.

İkinci sebep, kayanın iklim korumasıydı. Mali’nin sıcak ve kurak ikliminde, dev kaya duvarının gölgesi ve serinliği büyük bir konfor sağlıyordu. Üçüncü olarak, kaya duvarının eteğindeki topraklar tarım için kullanılabiliyor; köy hem korunaklı bir yerde yaşıyor hem de yakınındaki araziyi ekiyordu. Böylece konum, hem korunma hem geçim hem de iklim açısından akıllıca seçilmişti. Dogon köyleri, coğrafyanın sunduğu bütün avantajları bir arada değerlendiren, yüzyıllar içinde olgunlaşmış bir yerleşim biçimidir.

Bandiagara yamacinda Dogon yerlesimi
Dogon yerlesimi (yamac), Bandiagara — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Sıcak iklime karşı kayanın gölgesi

Bandiagara bölgesi, Sahra’ya yakın, çok sıcak ve kurak bir iklime sahiptir; gündüzler kavurucudur. İşte bu iklimde, dev kaya duvarının sağladığı gölge ve serinlik paha biçilmezdir. Kaya, günün büyük kısmında köyün üzerine gölge düşürür; ayrıca serinin ısı yazısında anlattığımız gibi, kalın kaya kütlesi ısıyı yavaş emip yavaş verdiği için, çevresini dengeler.

Çamurdan yapılmış Dogon evleri de bu dengeyi destekler: kalın kerpiç duvarlar, gündüzün sıcağını içeri geçirmez, geceleri ise yavaşça serbest bırakır. Serimizin ısı ve soğutma yazılarında anlattığımız termal kütle etkisinin, çamur mimarisindeki bir uygulamasıdır bu. Kaya duvarının gölgesi ve kerpicin ısı dengesi bir araya gelince, köy en sıcak günlerde bile yaşanabilir kalır. Dogon halkı, sert çöl ikliminde konforu, pahalı teknolojiyle değil, kayayı ve toprağı akıllıca kullanarak sağlamıştır.

Dogon koyu damlari
Dogon koyu damlari — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA

Bölgeden görüntüler

Dogon köylerini yazıyla anlatmak bir yana, bu kaya duvarına yaslanmış köyleri ve tahıl ambarlarını görmek çok daha etkileyici. Aşağıdaki iki video doğrudan Bandiagara’dan: ilkinde Dogon halkının kaya eteğindeki evlerini, ikincisinde dev kayaların altına gizlenmiş köyleri göreceksiniz. Anlatım İngilizce ama köylerin kayaya nasıl yaslandığı görüntüden net anlaşılıyor.

Mali Dogon halkinin kaya eteginde evleri
Bandiagara: dev kayalarin altina gizlenmis koyler
Dogon kaya eteginde koy
Dogon koyu — Kaynak: Wikimedia Commons, CC BY-SA

Yer altı evi açısından değerlendirme

Dogon köyleri, serimizde tanıttığımız örnekler arasında farklı bir yaklaşımı temsil eder: kayayı oymak yerine, dev bir kaya duvarının eteğine ve gölgesine yerleşmek. Bu, serimizde Setenil ve Mesa Verde için anlattığımız “kayanın korumasından yararlanma” fikrinin, çamur mimarisi ve topluluk hayatıyla birleşmiş özgün bir biçimidir. Kaya oymak yerine kayaya yaslanmak da, toprak/kaya altı yaşamın geçerli bir yoludur.

Dogon köylerinin en önemli dersi, kayanın korumasının sadece içine girmekle değil, eteğine akıllıca yerleşmekle de elde edilebileceğidir. Dev bir kaya duvarı; gölge, serinlik, güvenlik ve depolama için değerlendirilerek, sert bir çöl ikliminde yaşanabilir köyler kurulmuştur. Üstelik bu, hâlâ yaşayan bir kültürün evidir. Kendi toprak altı evini hayal edenler için Bandiagara, “arazideki bir kaya duvarı, bir yerleşimin korumasına ve konforuna nasıl katkı sağlar?” sorusuna verilmiş, yüzyıllar içinde olgunlaşmış bir cevap.

Bu yazıdaki bilgiler, Bandiagara ve Dogon köyleri hakkındaki kamuya açık kaynaklar temel alınarak, kendi anlatımımızla derlenmiştir. Ayrıntı için: Wikipedia — Bandiagara Escarpment. Görseller: Wikimedia Commons (açık lisanslı; lisans ve fotoğrafçı bilgileri görsel açıklamalarında belirtilmiştir).

yapmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir